Yüksek tansiyon nedir ? Bunu biliyormuyuz ?
Kan basýncý tansiyon olarak adlandýrýlýr. Kalbimizin kanla dolmakta olduðu sýrada damarlarýmýzda dolaþan kanýn damar çeperine uyguladýðý sabit bir basýnç vardýr. Buna Diyastolik ya da küçük tansiyon denir. Bu basýnç daha çok kanýn toplam hacmi ile birlikte artar ve azalýr.
Saniyeler içinde dolmuþ olan kalp kaný pompaladýðý anda büyük bir basýnç meydana gelir. Kan hýzla kalpten çýkýp tüm vucuda daðýlýr. Bu pompalanma sýrasýnda damarlarýn çeperinde hissedilen basýnç Sistolik basýnç ya da büyük tansiyon olarak isimlendirilir.
Saðlýklý bir kiþide tansiyon büyük 120, küçük ise 80 mm cýva(Hg) basýncý olarak ölçülür. Küçük tansiyonun 60 ile 90 arasý olmasý idealdir. Büyük tansiyon 90 ile 140 arasý olmalýdýr.
Kan basýncýnýn bu deðerlerden büyük olmasý yüksek tansiyon olarak yorumlanýr. Düþük olmasý ise bir hastalýk olarak tanýmlanmasa da, göz kararmalarý ve halsizliðe yol açan bir durumdur; kansýzlýk veya su kaybýna baðlý olabilir.
Her iki durumda da kiþi kendini iyi hissetmez. Özellikle yüksek tansiyon damarlarýn mukavemetini zorlayan bir durumdur. Hayati organlarda damar yýrtýlmalarýna neden olabilir. Böyle bir kan sýzýntýsý ya da ani yýrtýlma gözde olduðunda körlüðe, beyinde gerçekleþtiðinde ise felce yol açar.
Onlarca yýl boyunca sorunsuz çalýþan damar aðýnýn nasýl olup da böylesine dayanýksýz bir hale geldiði yoðun araþtýrma konusu olmuþtur. Çalýþmalar damar duvarýnýn zamanla esnekliðini yitirdiðini ve bunun baþlýca sebebinin yediðimiz gýdalar olduðunu ortaya koymaktadýr.