Aðýr bir yükü kaldýrmak veya ters bir hareket yapmak gibi pekçok dýþ faktörün yanýnda kiþiye ait faktörler de bel fýtýðýnýn oluþmasýnda önemli rol oynarlar. Çünkü öyle insan vardýr ki 120 kg. kaldýrýr, hiçbir þey olmaz; öylesi de vardýr ki 5 kg. kaldýrýr, bel fýtýðý olur.
Kiþiye ait faktörlerin baþýnda omur kemikleri arasýnda bulunan ve disk adý verilen kýkýrdaklardaki dejenerasyon gelir
Belirli maddeler diskin belirli yerlerinden geçmektedir. Ancak yaþ ilerledikçe diski besleyen damarlar da azalýr ve yaklaþýk sekiz yaþýndan sonra hiç görülmezler. Bu yaþtan sonra diskin beslenmesi diffüzyonla olur
disk de giderek küçülür ve yüksekliði azalýr. Buna disklerdeki beslenme bozukluðu ve mikro seviyedeki deðiþiklikler ile kimyasal deðiþiklikler ve disk üzerine uygulanan mekanik kuvvetlerin yaptýðý dejenerasyon eþlik eder. Diske giren oksijen ve besin miktarý giderek azalýrken metabolizma artýklarýnýn atýlmasý zorlaþýr. Disk zamanla elastikiyetini yitirir, artýk kuvvet aktarma ve kuvveti çevre dokularda dengeli bir þekilde yayma görevini yapamaz olur.
Bazý ailelerin tüm fertlerinde kýkýrdak yapýdaki dejenerasyon nisbeten daha erken yaþlarda olmakta, dolayýsýyla daha sýk ve kolay bel fýtýðýna yakalanmaktadýrlar. Öyle aileler vardýr ki, dede, baba ve çeþitli yakýn akrabalarý bel fýtýðýndan ameliyat etmiþizdir. Yani kýkýrdak yapýdaki dejenerasyonun genetik yönünün olduðu da söylenebilir.
Bel fýtýðýnýn oluþumunda rol oynayan dýþ faktörlerin baþýnda günlük aktiviteler esnasýnda ortaya konan bilinçsiz hareketler gelmektedir. Eðilerek veya uzanarak bir yük kaldýrdýðýmýzda belde bulunan diskler üzerine binen yük simetrik deðil, asimetrik olmaktadýr.